İskenderun'un Kahraman Mirası: Kore Şehitleri, Kıbrıs ve Şükrü Kanatlı
İskenderun denince akla mavi körfez, uzun sahil ve denizci ruhu gelir. Ama bu kentin bir de sessiz, vakur ve gururlu bir yüzü vardır: kahramanlık mirası. Kore'ye uğurlanan Mehmetçiklerden Kıbrıs Barış Harekatı'na, Hatay'ın anavatana kavuşmasının kahramanı Şükrü Kanatlı'dan şehitler anıtlarına kadar, İskenderun yakın tarihimizin önemli anlarına tanıklık etmiştir. Bu rehberde İskenderun'un bu manevi ve askeri mirasını ele alıyoruz.
Kore'ye Açılan Liman
- yüzyılın ortasında, dünyanın öbür ucundaki bir savaşın yolu İskenderun'dan geçti. II. Dünya Savaşı'nın ardından başlayan Soğuk Savaş döneminde, 25 Haziran 1950'de Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırmasıyla Kore Savaşı patlak verdi. Birleşmiş Milletler'in çağrısı üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi 30 Haziran 1950'de bir tugay büyüklüğünde birlik gönderme kararı aldı.
Ülkenin dört bir yanındaki birliklerden oluşturulan bu ilk Türk Tugayı, Ankara'da toplandıktan sonra trenlerle İskenderun'a sevk edildi. İşte burada, Hatay'ın bu liman kenti, tarihi bir uğurlamaya ev sahipliği yaptı. 25 Eylül 1950'de, Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki yaklaşık 5.000 kişilik tugay, askeri ve mülki erkânın, bando ve halkın katıldığı duygu dolu bir törenle İskenderun Limanı'ndan gemilerle Kore'ye uğurlandı.
İlginç bir Hatay ayrıntısı: Kaynaklara göre, tugayın çekirdeğini oluşturan 241. Piyade Alayı, İskenderun'a gelmeden önce Belen'in Atik Yaylası'ndaki ordugâhta hazırlanmış, gelen diğer birlikler de bölgedeki kışlalarda iskân edilmişti. Yani Kore yolculuğunun hazırlığı, bizzat Hatay topraklarında yapıldı. Birliğin İskenderun Limanı'ndan bindirilmesinde ve iaşesinde, bölgedeki 39. Tümen'in büyük desteği oldu.
Amerikan gemileriyle yola çıkan tugay; Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Hint Okyanusu, Singapur ve Filipinler güzergâhını izleyerek 21 günde Kore'nin güneydoğusundaki Pusan Limanı'na ulaştı. Yolculuk öyle uzun ve meşakkatliydi ki, askerler daha cepheye varmadan büyük bir sınav vermişti.
"Kutup Yıldızı"nın Kahramanlığı
Kore'ye ulaşan Türk Tugayı'na, Koreliler bir isim taktı: "Kutup Yıldızı" (Şimal Yıldızı). Bu isim, kısa sürede bir minnet ve kahramanlık sembolüne dönüşecekti.
Türk askerinin en çetin sınavı, savaşa gelişinin daha ilk ayında yaşandı. Kuzey Kore'yi destekleyen Çin'in büyük saldırısı sırasında, Birleşmiş Milletler kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. İşte bu kritik anda, 26-29 Kasım 1950 tarihlerindeki Kunuri (Kunu-ri) muharebelerinde Türk Tugayı tarihe geçen bir direniş gösterdi. Kendisini birkaç kez çepeçevre saran düşman çemberlerini yararak, ağır kayıplar pahasına Birleşmiş Milletler ordusunun (özellikle ABD 8. Ordusu'nun) kuşatılıp imha edilmesini önledi; geri çekilmesi için zaman kazandırdı.
Bu muharebede Türk Tugayı en ağır kaybını verdi: yaklaşık 218 şehit, 455 yaralı ve çok sayıda kayıp. Komutan Tahsin Yazıcı'nın birliği, bu fedakârlığıyla müttefiklerinin takdirini kazandı. Amerikalı komutan Douglas MacArthur, Türklerin kahramanca çarpışmasının Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin güvenle çekilmesini mümkün kıldığını ifade etti. Türk Tugayı'na, ABD Kongresi tarafından "Mümtaz Birlik Nişanı", Güney Kore Cumhurbaşkanlığı tarafından da "Birlik Nişanı" verildi.
Üç yıl süren savaş boyunca Türkiye, dört kez tugay gücünde birlik gönderdi; toplamda yaklaşık 23 bin Türk askeri Kore'de görev yaptı. Bu askerler bugün "Kore Gazisi" unvanıyla anılır. Savaşta verilen şehit sayısı, kaynaklara göre yaklaşık 721'dir. Türkiye, ABD ve İngiltere'nin ardından en fazla şehit veren üçüncü ülke oldu. Bu fedakârlık, Türkiye'nin 1952'de NATO'ya kabul edilmesinde de önemli rol oynadı.
Bu kahramanlık, yıllar sonra "Ayla" filmiyle yeniden gündeme geldi. Filmde, Kore'ye giden bir Türk astsubayı ile savaşta ailesini kaybeden küçük bir Koreli kızın yürek burkan dostluğu anlatılır. Bu hikaye, Türk askerinin yalnızca cesaretini değil, merhametini de simgeler.
İskenderun Kore Şehitleri Anıtı
Kore'ye giden Mehmetçiklerin bu topraklardan uğurlanmış olması, İskenderun'a kalıcı bir hatıra bıraktı. 1973 yılında, İskenderun Belediyesi tarafından, Atatürk Bulvarı üzerindeki Şehitler Parkı içine bir Kore Şehitleri Anıtı yaptırıldı.
Dikdörtgen şeklindeki bu taş anıtın üzerine, Kore'de şehit olan Türk askerlerinin isimleri (kaynaklara göre 672 isim) işlendi. Düşüncesi son derece anlamlıydı: Bu askerler en son İskenderun'dan, bu limandan ayrılmışlardı; öyleyse isimleri de burada, uğurlandıkları yerde yaşatılmalıydı.
Yıllar içinde anıttaki madeni isim levhaları zaman zaman zarar gördü; ancak her seferinde garnizon komutanlığı ve belediyenin işbirliğiyle yenilenerek yerine konuldu. Bu özen, şehitlere duyulan vefanın bir göstergesidir.
Bir başka iz daha vardır İskenderun sokaklarında: Kore'de, 241. Piyade Alayı komutanı iken 5 Haziran 1952'de şehit düşen Albay Nuri Pamir'in adı, İskenderun'un en önemli caddelerinden birine verilmiştir. Böylece kentin günlük hayatı, bu kahramanlık hikayesiyle iç içe geçmiştir.
Kıbrıs Barış Harekatı ve İskenderun
İskenderun'un stratejik limanı, bir başka tarihi anda yeniden öne çıktı: 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı.
Kıbrıs'a yapılacak çıkarma için askeri hazırlıkların yürütüldüğü iki ana liman, Mersin ve İskenderun'du. Harekat için görevlendirilen birliklere, derhal İskenderun ve Mersin'e intikal etmeleri emri verilmişti. Amfibi deniz piyade birlikleri ve çıkarma gemileri, bu limanlardan Kıbrıs'a hareket etti. Yani Kıbrıs'a uzanan tarihi yolculuğun çıkış noktalarından biri, yine Hatay'ın bu kıyı kentiydi.
Bugün İskenderun'un garnizonunda görev yapan birlik olan 39. Mekanize Piyade Tugayı, bu askeri geleneğin sürdürücüsüdür. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri bünyesinde adada görev yapan 39. Mekanize Piyade Tümeni ile aynı numarayı taşıması, İskenderun'un askeri tarihiyle Kıbrıs arasındaki köprüyü simgeler niteliktedir. (Askeri birliklerin teşkilat tarihi dönem dönem yeniden düzenlenmiştir; bu nedenle ayrıntılı birlik geçmişi için resmi kaynaklar esas alınmalıdır.)
Hatay Kahramanı: Şükrü Kanatlı
İskenderun'un askeri mirasının belki de en sembol ismi, General Ahmet Şükrü Kanatlı'dır (1893-1954). "Hatay Kahramanı" olarak anılan Kanatlı, Hatay'ın yakın tarihiyle özdeşleşmiştir.
Kanatlı'nın hikayesi, fedakârlık doludur. 1912'de Kara Harp Okulu'nu bitirdikten kısa süre sonra Balkan Savaşı'nda esir düşmüş, yaklaşık bir yıl Korfu Adası'nda esaret hayatı yaşamıştır. Esaret dönüşü çeşitli görevlerde bulunmuş, Harp Akademisi'ni bitirerek kurmay subay olmuştur.
Onu Hatay tarihine kazıyan an ise 1939'da geldi: Hatay Sorunu'nun çözülüp Hatay'ın anavatana katılması sürecinde, komutasındaki birliklerle Hatay'a giren komutan Şükrü Kanatlı oldu. Bu nedenle bölgede "Hatay Kahramanı" olarak hürmetle anılır.
Kanatlı'nın askeri kariyeri yükselerek devam etti; 1941'de Tuğgeneral, 1943'te Tümgeneral, 1950'de Orgeneral rütbesine ulaştı. 1939'lu yıllarda İskenderun'da tümen komutanı olarak görev yaptığı dönem, kentin hafızasında özel bir yer tutar. Kariyerinin zirvesinde, 28 Aralık 1951'de Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Bu görevdeyken, 15 Ocak 1954'te vefat etti.
Bugün İskenderun'da, 39. Mekanize Piyade Tugayı'nın merkez karargâhı, İskenderun Çarşı bölgesinde, Fener Caddesi üzerindeki General Şükrü Kanatlı Kışlası'dır. Yani bu kahraman komutanın adı, kentin tam kalbinde, askeri geleneğin sürdüğü yerde yaşatılmaktadır. (Şükrü Kanatlı'nın adı, ülke genelinde başka garnizonlardaki kışlalara da verilmiştir; bu da onun Türk ordusundaki saygın yerini gösterir.)
Bir Kentin Vefası
İskenderun'un bu kahramanlık mirası, yalnızca taştan anıtlardan ibaret değildir; bir vefa kültürünün yansımasıdır. Kore'ye uğurlanan Mehmetçiğin, Kıbrıs'a açılan birliğin, Hatay'ı vatana kavuşturan komutanın hatırası, bu kentin sokaklarında, cadde isimlerinde ve şehitler parkında yaşamaya devam eder.
Bu yönüyle İskenderun, sadece denizi ve doğasıyla değil, taşıdığı manevi yükle de ziyaret edilmeye değer bir kenttir. Tarihe saygı duyan, şehitlerini unutmayan bir toplumun değerlerini görmek isteyenler için bu duraklar anlamlıdır.
Ziyaret İçin İpuçları
- Kore Şehitleri Anıtı ve Şehitler Parkı, İskenderun'un merkezindeki Atatürk Bulvarı üzerindedir; sahil gezisiyle birleştirilebilir.
- Anıtı ziyaret ederken, buranın bir saygı mekanı olduğunu göz önünde bulundurmak uygun olur.
- Özellikle 18 Mart Şehitler Günü, 20 Temmuz (Kıbrıs Barış Harekatı yıl dönümü) ve Kore Savaşı'yla ilgili anma günlerinde, bu mekanlar daha anlamlı hale gelir.
- İskenderun gezinizde, kentin Deniz Müzesi ve sahil kordonuyla birlikte bu tarihi noktaları da rotanıza ekleyebilirsiniz.
- Çocuklarla gelenler için bu anıtlar, yakın tarihi ve fedakârlık kavramını somut biçimde anlatmanın güzel bir yoludur.
İskenderun, körfezin gerdanlığı olduğu kadar, bu toprakların kahramanlık hafızasının da bekçisidir. Kore'nin uzak cephelerinden Kıbrıs'ın kıyılarına, Hatay'ın anavatana kavuşmasından bugüne; bu kent, vatan ve fedakârlık kavramlarının ne anlama geldiğini sessizce hatırlatır. Hatay'ı keşfederken bu manevi mirasa kulak vermek, gezinizi çok daha derin bir anlamla taçlandırır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kore Savaşı'na giden Türk askerleri nereden uğurlandı?
Kore Savaşı'na giden ilk Türk Tugayı, 25 Eylül 1950'de İskenderun Limanı'ndan gemilerle yola çıktı. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki yaklaşık 5.000 kişilik tugay, 21 günlük bir deniz yolculuğunun ardından Güney Kore'nin Pusan Limanı'na ulaştı. Bu nedenle İskenderun, Kore gazileri ve şehitleri için özel bir anlam taşır.
İskenderun Kore Şehitleri Anıtı nerede?
Kore Şehitleri Anıtı, İskenderun'da Atatürk Bulvarı üzerindeki Şehitler Parkı içinde yer alır. 1973 yılında belediye tarafından yaptırılan dikdörtgen taş anıtta, Kore'de şehit olan Türk askerlerinin (kaynaklara göre 672 isim) adları yazılıdır. Askerlerin son kez Türk topraklarından ayrıldıkları yerde anılmaları amacıyla yapılmıştır.
Şükrü Kanatlı kimdir?
Ahmet Şükrü Kanatlı (1893-1954), 'Hatay Kahramanı' olarak anılan bir Türk komutanıdır. 1939'da Hatay'ın anavatana katılması sürecinde komutasındaki birliklerle Hatay'a girmiştir. Kariyerinin sonunda Orgeneral rütbesiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine kadar yükselmiştir. İskenderun'daki 39. Mekanize Piyade Tugayı'nın merkez karargâhı, onun adını taşıyan General Şükrü Kanatlı Kışlası'dır.
Sağlıklı yaşam yolculuğunuzda yanınızdayız
Beslenme ve doğal yaşam konusunda kişisel destek mi arıyorsunuz? Sorularınız için WhatsApp'tan yazın, birlikte konuşalım.
WhatsApp'tan Yazın